21 Mayıs 2009

Tünelde İrlanda Dansına Balıklama Dalan Deli Teyzeler Kasidesi

Tünelde gayda sesini duyup
Ayak dansı yapan
Kelt kadına aldırmadan
Ortaya dalıp göbek atan teyzeler
Kuşkusuz ki delidir
Ve paralel bir evrende
Darbuka sesi çıkarır gayda
Ve gaydayı çalan Orhan Velidir
Fistan yerine ekose etek giyerler
Göbek atan deli teyzeler
Ve dokuz sekizlik ritimde
Uyumludurlar
Hem müzikle
Hem şiirle:

“Ben sana hayran
Sen cama tırman”*

*Orhan Veli-Kaside

2052009, Yurt

20 Mayıs 2009

YAZILMAMIŞ EFSANE

Kanayarak kandı kana kana
Günyüzü çığırtkanı
Ağıtlar çığırtırdı karanlık odalarda
Bir kardelen gibi savaşçı
Her ölüşte güneş doğarken
İndirdi güneşleri birer birer
Karartarak gökyüzünü
7 Bıçak'lık aydınlığı bulmaya
SUSKUN
Ve çaresizlikti devası
Derman kapıları sıkı sıkıya kapalıyken
Bir ölüm sesi edalı
Bir yolu yolsuzluk
Bir dizleri kanalı
Elleri keder kınalı
Dudakları hüzün kurulu
Gözleri kızıl buğulu
Ruhu gezinmez, tutuklu…

Kana kana, kanadı, kanarak
Bir onun için yalan hakikat
O'nun için bir yalan sahi
Başı kandan bereli
Yüreği aktan sızılı
Canı intihar soylu
Soyu kahraman boylu
Yüzünde bir görünmez dövme
Bir karanlıkta parlar,
Bir her ölüşte...
Homeros'un yazamayacağı
Sultanlara sunulamaz efsane
Hiç gülmedi ki
Yüzündeki hafif gülümseme
Hiç silinmedi ki alnındaki Zülfikar
Hiç oturmadı ki başına bir söğütün
Hiç tutmadı ki yasını bir gömütün
Hiç sevilmedi ki...

Hep aşık olundu...
Hep yalnız kal'ındı...

Yeryüzünde ölülerle paylaştı ancak azığını
Dinledi hikayelerini
İçti gözyaşlarını
Ve çıkarıp alnından Zülfikar'ı
Yardı döşünü
Kırdı göğüs kafesini
Çıkarıp kan kızıl yüreğini
Attı Fırat'a
Vardı Yedi denize
Çıktı gökyüzüne
İndi yeryüzüne
Kendi elleriyle kazıp kendi mezarını
Kaf Dağı'na gömdü cesedini...

Kanı çiçeklere sudur
Bereleri yaralara deva
Eti tohumlara gübre
Ağıdı rüzgarlara türkü…
Ruhunun zinciri boşandı
Ne yerde uçar
Ne gökte yürür...

Mavi de değil, mavi bile değil ki


Ben ki küçükken vuruldum
Öldüm havaya savruldum
Küllerimden kendimi doğurdum
Tuttum bir sürüye katıldım
Kaf Dağı'na varmadan ayrıldım
Ayrılıp rüzgarlara sürüldüm…
Fırat suyu içtim
Söğüt yaprağı yedim
Bir yüreğin sezisine vuruldum
Vurulup yere düştüm
Kanatlarımı yaktı güneş
Bağrıma saplandı 7 Bıçak
Bağıracakken sustum
Yüreğime değen 7 Bıçak
Baktım, aradığımı buldum
Ben bundan sonradır
Ağzım dilim lal
Ben bundan sonradır
Her acıya güldüm...

Kana kana. Kanarak. Kanayarak.

21.04.2009, Çorlulu Ali Paşa-Erenler, Çemberlitaş